28 Eylül 2009 Pazartesi

13.07.2006

Arada kalmak mı? Hiç sanmıyorum. Bahanelerin en yalanı bu. Dudaklardan dökülen en aciz, şeffaf kelimeler.. Sadece kendi içinde sıkışıp kalıyor insan. Yolumuzu çizmek tembellik gibi, sonu olmayan şarkı, asla varolmayan ülke gibi. Avucunu açtığında milyonlarca yağmur damlası arasından en azından bir tanesinin, o derin çizgilerinde dağılmasını bekliyor insan. Milyonlarcası arasında, o mu yoksa bu mu diye düşünerek, başından ayaklarına, köklerini salmak umuduyla dikilmenin hayatının acizliği olduğunu kabul edemiyor bir türlü. Milyonlarca damla var sadece adım at, fazlasına ihtiyacın yok ki. Hatta çıkar, çoraplarına kadar soyun. Korkma topraktan. Toprak var her hücremde, içimde gezen şey hava. Daha önce hiç olmadığım kadar sabitim metal mavi söğütümün altında. Kimse bulamaz beni burda.

Bulunmak?

Hiç sanmıyorum. Denedim, tekliği de çokluğu da. Sadece kendi içimde sabitim, fazlasına gücüm yok. Yağmurdan kaçmak sadece sığınırsan mümkün.

Rüzgarı al, içine koy. Bırak fırtınan olsun. Sürüklemesine izin ver seni. Fırtınan tükendiğinde, bir sonrakini beklemeye koyul. Parmak uclarından göbek deliğine kadar teslim ol. Sadece içindeki esintileri hisset. Gerekirse geçir tırnaklarını fırtınana, dişlerini de. Sakın izin verme senden kopmasına. Onunla harmanla tüm hayallerini, bırak getirsin onları ayağına. Savrulmaktan korkma hayallerinin en dibine. Sen sadece düşle. Yeter ki düşle. Nokta nokta paketle hayallerini ki daha çok hayal sığdırabilesin kendine. Korkma bitmez kağıdın. Unuttun mu, senin kağıdın rüzgar. O hiç tükenmez, asla sabit kalmaz.

Kendi rüzgarını yaşa, fırtınana aşık ol. Köklerin öyle derin ki bırak fırtınan okşasın seni. En ağır gelen fırtınalar sen fidanken gelir, bilirsin. Sen koca çınar söyle bana, artık kim sökebilir seni yerinden? Üzülme rüzgar eninde sonunda güzel şeyler getirir, sürüklenip gidenlere takılmazsan eğer.

Dg

Hiç yorum yok: