28 Eylül 2009 Pazartesi

Morun içinde saklı mavi..

Gözlerim ellerimde, incecik derimin altından bana yaşadığımı haykıran şarap dolu damarlarıma takıldı gözlerim. Tırnaklarım gıpgri hayat dolu. Kalbim herkes gibi saatli atmıyor, ne güneş ışığı ne de ay pırıltısı takip ettiği. Yıldızların göz kırpması gibi, görünen başka yaşanan başka.. Masmavi denizin sarıdığı yunusların sırtında bir yaşam sanki benimki. İncilerim karbeyaz, göğsümde sımsıkı. Mordan rengarenk bi yağmur tamamlayacak beni. DAmarlarımda esen kan mor olmalı hatta verdiğim nefesin buğusu da. Kağıtta bırakabildiğim tek iz parmak izim aslında, en ben gibi, deli mor.
Gölgemin içinden geçip karşı tarafa her şeyi izlemek sadece, göz bebeklerimden taşıp beyin hüzrelerimi dolduran hayatı bilmek, bilmek her anın neyle dolu olduğunu.. En siyah içinde bembeyaz yaşamak gücüne sahip olmak tüm hücrelerimde.. Kalemimi oynattıkça üstüme akan hayatın içinden geçmek hem de her rengine dokunarak hayatın.. Bir sen bulabilmek hiç olmayan, hiç olmayacak sen.. En içimden gerçeğe çıkaramadığım seni.. Her anımda izin varken öyle mümkünsüz ki izlerini bir araya getirmek. Öyle içimde, öyle uzaksın ki, en yasaklı köşelerimdesin. Hayatımdaki en büyük sır, sırlarımdan en vazgeçilmezi, vazgeçemediklerimin en masumusun.

Hiç yorum yok: