Kollarından kayıp ayak bileklerine, bırakmak kendimi sana hiç bu kadar dolmamıştı bedenime. Ellerinin hükmedici daveti, daha sen bile farkına varamadan, sımsıkı yakaladı bileklerimden.
Çalı süpürgesi saçlarım dolanmak için alev dalgası saçlarına, adeta yarışıyordu tel tel. Her hareketiyle dudaklarının birbiri ardına dökülen sözcükler, bir küçük çocuğun hediyesini bekleyişi gibiydi kulaklarımda.
Avuçların sıcak benden, biliyorum.
Dokunsan bedenimi kül edip geçeceksin ben nefes dahi alamadan. Hissediyorum, dünya oynayacak sanki bedenlerimiz barışsa,
İzin versek gözlerimizin öpüşmesine, güneş kimbilir nereden doğacak!
Anlamsız bedenime hapis ruhum, beklemekle beklememek arasındaki keskin ipte cambazlık ededursun, haykırışından hiç vazgeçemeyecek gibi görünüyor.
Geri gelmeyecek bir parçam gibi kayıvermiş düşüm parmaklarım arasından. Izdırapsa daha ziyade, izlemek her bir minik adımı yabancı ayaklara eşlik eden.
Banaysa tek kalan geri, kocaman bir teşekkür, hayatıma kattıkların ve ezelden sonsuza verdiğin tüm ilhamım için.
iyi ki var...
Dg
4 Temmuz 2010 Pazar
Bugün, 05.07.2010 / 02:40
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder